Hadrianoupolis Antik Kenti Tarih ve Kültür

Açıklama

Hadrianopolis Kazısı; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı, Karabük Valiliği, Karabük İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Eskipazar Kaymakamlığı, Eskipazar Belediyesi ve Karabük Üniversitesi tarafından desteklenmektedir.

Hadrianopolis, birçok yabancı araştırmacı tarafından araştırılmış, ancak bu araştırmaların çoğu yüzeysel olarak gezi çalışmasından öteye geçmemiştir. Kentin yerini ilk olarak H. Kiepert tespit etmiştir. Kent ile ilgili ilk ve geniş kapsamlı araştırma K. Belke ve C. Marek tarafından yapılmış; R. Matthews ise 1997-2001 yılları arasında kent ve çevresinde yüzey araştırması yapmıştır. 2003 yılında Karadeniz Ereğli Müzesi tarafından, Kilise B olarak adlandırılan yapıda kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir.

“Paphlagonia Hadrianopolis’i” olarak adlandırılan antik kent bugün Karabük ili, Eskipazar ilçe merkezinin 3 km batısında “Viranşehir” olarak adlandırılan mevkii ve çevresindeki arazi üzerinde dağınık bir şekilde konumlanan Budaklar, Büyükyaylalar, Çaylı ve Beytarla köylerini kapsamaktadır. Hadrianopolis antik kenti, Paphlagonia, Bithynia ve Galatia bölgeleri sınırında, Krateia’nın kuzeydoğusunda yer almaktadır. Hadrianopolis antik kentinde 2003 yılından günümüze kadar yapılan yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları, Paphlagonia bölgesi açısından öneme sahip olan ticaret yolları üzerinde yer alan Hadrianopolis antik kentinin, Roma döneminde bölge ticareti bağlamında önemli bir pazar yeri olduğundan bahsetmesi, Hadrianopolis’in tarih boyunca neden sürekli iskân edildiği açıklar nitelikte bir belgedir.

Hadrianopolis, “Kaisareis Proseilemmentiai” adı altında MÖ 5. yılında Galatia eyaletine bağlıdır. Kentin adı, MS 2. yüzyıldan itibaren “Kaisareis Hadrianopoleitai” olarak değiştirilmiştir. Kentin adının Hadrianus tarafından değiştirilip değiştirilmediği tam bilinmemekle birlikte, kentte imparatorluk kültünün varlığı bir yazıttan anlaşılmaktadır. Bu yazıtta Hadrianus, Tanrı’nın oğlu Hadrianus, Tanrı’nın torunu Trajan ve Tanrı’nın büyük torunu Nerva şeklinde ibareler vardır. Bugünkü kalıntılara bakıldığında antik kentin özellikle Geç Roma ve Bizans dönemlerinde oldukça önemli bir konuma geldiği görülmektedir. Bizans döneminde Hadrianopolis kentinin yönetim alanı oldukça geniştir. Karabük’e kadar uzanmaktadır. Ayrıca ele geçen yazıtlardan anlaşıldığı kadarıyla Hadrianopolis, ticaret yolları üzerinde bulunan bir pazar yeridir. Bilinmeyen bir tarihte Sora adından bir şehir kurulmuş ve Hadrianoupolis sınırlarından ayrılmıştır. Erken Bizans Dönemi’nde ilk olarak Paphlagonia eyaletine bağlıdır. I. Theodosius (379-395) döneminde yeni kurulan Honorias eyaletine bağlanmıştır. 535 yılında ise Bizans siyasi haritası değişmiş, kent idari anlamda Paphlagonia eyaletine bağlanmış, dini yönetim olarak ise Honorias devam etmiş ve bu kentte Honorias Kilisesi’ne bağlı olmuştur.  32 yaşında Hadrianopolis’e gelen kentin eski nekropolünde bir sütunun üzerinde yaklaşık 50 yıl yaşayan Aziz Alypius, Hadrianopolis’in tarihi açısından oldukça önemlidir. Bu sütunun yakınında Azize Euphemia’ya ithaf edilen bir kadınlar manastırı kurulduğu söylenmektedir. MS 727’lerde Hadrianopolis’in sınır komşusu olan Gangra kentinin Emevi akınlarına maruz kalması kenti olumsuz etkilemiş ve kentin giderek terkedilmesine zemin hazırlamıştır. Kentte yapılan kazı çalışmaları ile yüzey araştırmalarında MS 8.yüzyıldan sonrasına ait fazla veri elde edilememiştir. Kent, daha sonra sırasıyla Oğuzlar, Anadolu Selçuklu Devleti, Candaroğlu Beyliği ve son olarak Osmanlı Devleti’nin himayesine girmiştir.

KAZI TARİHÇESİ

Hadrianopolis, birçok yabancı araştırmacı tarafından araştırılmış, ancak bu araştırmaların çoğu yüzeysel olarak gezi çalışmasından öteye geçmemiştir. Kentin yerini ilk olarak H. Kiepert tespit etmiştir. Kent ile ilgili ilk ve geniş kapsamlı araştırma K. Belke ve C. Marek tarafından yapılmış; R. Matthews ise 1997-2001 yılları arasında kent ve çevresinde yüzey araştırması yapmıştır. 2003 yılında Karadeniz Ereğli Müzesi tarafından, Dört Nehir Kilisesi/Kilise B olarak adlandırılan yapıda kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. 2005 yılında Ergün Laflı tarafından bölgede yüzey araştırması yapılmıştır. 2006 yılında bilimsel kazılar Ergün Laflı başkanlığında bilimsel ekibe verilmiş ve bu ekip 2009 yılına kadar çalışmalara devam etmiştir. Ergün Laflı tarafından yürütülen çalışmalarda, Hamam Güney Hamamı (Hamam-A), Kuzeybatı Hamamı (Hamam B), Chora Kilisesi (Kilise A) ve Geç Roma Konutu olarak adlandırılan yapıların kazılarını tamamlanmıştır. Ergün Laflı’nın 2008 yılında istifa etmesinden kaynaklanan iki yıllık bir aradan sonra, Hadrianopolis Antik Kenti’nde çalışmalar, Bakanlar Kurulu’nun kararıyla, Prof. Dr. Vedat Keleş başkanlığındaki ekip tarafından 2010 yılında tekrar başlatılmıştır.

Vedat Keleş başkanlığındaki ekip tarafından kazı çalışması yapılmamış; kentteki kazıları tamamlanmış olan yapılarda aşırı tahribat nedeniyle durum tespiti yapılmıştır. Bundan dolayı 2010-2016 yılları arasında çalışmalar daha önceki yıllarda kazısı tamamlanmış olan yapıların restorasyon-konservasyon ve sağlıklaştırılmasına yönelik olmuştur. 2016-2020 yılları resmi kazı çalışmaları Kastamonu Müze Müdürlüğü başkanlığında Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ersin Çelikbaş’ın bilimsel danışmanlığında sürdürülmüştür. 2021 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince Doç. Dr. Ersin Çelikbaş başkanlığında devam etmektedir. Hadrianopolis antik kentinde toplamda 8 yapının kazısı tamamlanmıştır.

Antik kentte yer alan ve kazısı tamamlanan alanlardan Chora, Dört Nehir ve Kuzeybatı Nekropol Kiliseleri, Güney Hamamı, Kuzeybatı Hamamı yapıları, Sondaj-3, Geç Roma Konutu yapısı ve Vaftizhane mozaik süslemelerle ön plana çıkmaktadır. Bunların yanı sıra İç Kale içerisinde yer alan Kare Planlı Yapı, Sondaj-4, Kuzey Sur Duvarları, İç Kale önünde yer alan mozaikli yapı ve Yazıboy Yeraltı Yerleşkesi’nin de kazısı devam etmektedir.

Surların yanı sıra kale önünde de kazı çalışmaları devam etmektedir. Hadrianopolis’i genel anlamda değerlendirdiğimizde epigrafik çalışmalar MS. 1–3. yüzyıl aralığında bir yerleşime işaret etse de Geç Roma – Erken Bizans dönemi kent dokusunun varlığından söz etmek mümkündür. Kazılarla ortaya çıkarılmış bazı yapılar yerel unsurların izlerini taşımaktadır. Hadrianopolis, karşılama merkezinin henüz faaliyete geçmemiş olmasına rağmen her ay yerli ve yabancı olmak üzere toplamda 10.000 ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

 

 

Lokasyon

İnceleme Ekle

5

Ortalama Derecelendirme
*
*